Skip links

PERİODONTOLOJİ

Sağlık ve refahın tadını çıkarın!
Dr. Dt. Cansu Tor

Diş Eti Estetiği

Dişlerin doğal yapısını en fazla koruyarak çürükleri temizleyip dolgu, kanal tedavisi gibi yöntemlerle onaran yaklaşımımızla sağlıklı ve güçlü dişlerinizi uzun yıllar koruyoruz.

Dr. Dt. Cansu Tor

Diş Taşı Temizliği ve Polisaj

Gömük diş çekimi, implant yerleştirme, çene kemiği düzenlemeleri ve ileri cerrahi işlemlerle ağız sağlığınızı kalıcı olarak restore ediyoruz – uzman ellerde güvenli ve konforlu.

Gülüş Tasarımı-Dr. Cansu Tor.
Dr. Dt. Cansu Tor

Flep Cerrahisi

Gülüş tasarımı, laminate veneer, diş beyazlatma ve porselen kaplamalarla doğal, estetik ve özgüven dolu bir gülümseme yaratıyoruz – sizin yüzünüze özel çözümler.

Geri arama talep edin






    Sıkça Sorulan Sorular

    Yaygın olarak sorulan sorulardan sizlere yardımcı olabileceklerini düşündüklerimize yer verdik.

    Konservatif diş hekimliği, temelde "koruyucu ve restoratif" diş hekimliğidir; yani bütüncül bir yaklaşımla diş dokusunu minimum kayıpla korumayı ve dişi çekimden kurtarmayı amaçlar. Diş çürüklerinin temizlenmesi, kompozit (beyaz/estetik) dolgular, diş kırıklarının restorasyonu, aşınmış dişlerin tedavisi ve kuafaj (canlı dokuyu koruma) gibi işlemler bu alanın temelini oluşturur. İstanbul Kadıköy’deki kliniğimizde Dr. Dt. Cansu Tor, dişlerinize en az müdahaleyle en uzun ömürlü ve en doğal çözümü sunmak için konservatif diş hekimliğinin en güncel yöntemlerini uygulamaktadır.

    Geleneksel amalgam dolgular metalik ve koyu renkli görünümleriyle estetikten uzaktır ve zamanla diş dokusunda mikroskobik çatlaklara yol açabilir. Günümüz modern konservatif diş hekimliğinde tercih ettiğimiz kompozit dolgular ise tamamen diş renginde üretilir, dişe kimyasal olarak bağlanır ve dışarıdan asla fark edilmez. Kliniğimizde, hem estetik beklentileri karşılamak hem de ağız içi biyouyumluluğu en üst düzeyde tutmak amacıyla dünya standartlarında sertifikalı kompozit materyaller kullanılmakta, hastalarımıza hem dayanıklı hem de görünmez restorasyonlar sunulmaktadır.

    Evet, her derin çürük mutlaka kanal tedavisiyle sonuçlanmak zorunda değildir. Eğer çürük dişin canlı sinir dokusuna (pulpa) ulaşmış olsa bile henüz geri dönüşümsüz bir enfeksiyon başlatmadıysa, konservatif diş hekimliği kapsamında uyguladığımız "kuafaj" (canlı kök koruma) tedavisiyle diş kurtarılabilir. Özel koruyucu maddelerle sinir dokusu beslenir ve üzeri estetik dolguyla kapatılır. Kliniğimizde Dr. Dt. Cansu Tor, gelişmiş dijital görüntüleme sistemleriyle dişin durumunu milimetrik olarak analiz ederek, kanal tedavisine geçmeden önce dişi canlı tutabilecek tüm koruyucu sınırları sonuna kadar zorlamaktadır.

    Diş aşınmaları genellikle sert fırçalama, asitli gıda tüketimi veya geceleri diş sıkma/gıcırdatma (bruksizm) gibi fonksiyonel bozukluklar nedeniyle diş minesinin kaybıyla oluşur. Bu durum zamanla şiddetli sıcak-soğuk hassasiyetine ve estetik kayıplara yol açar. Konservatif tedavi yaklaşımımızla, aşınan bu bölgeleri diş rengindeki özel kompozit materyallerle nano-teknolojik olarak restore ediyor, dişin kaybettiği koruyucu tabakayı geri kazandırıyoruz. Aşınmanın ilerlemesini durdurmak ve hassasiyetinizi tamamen bitirmek için kliniğimizden hızlıca randevu alabilirsiniz.

    Derin çürük temizliği ve dolgu işlemlerinin ardından, özellikle ilk birkaç hafta boyunca soğuk-sıcak gıdalarda hafif bir hassasiyet hissedilmesi tamamen normal ve geçici bir durumdur. Diş minesinin altına yapılan müdahale sonrasında sinir dokusunun kendini tamir etme (sekonder dentin yapımı) süreci başlar. Ancak geçmeyen, zonklayan veya gece uykudan uyandıran bir ağrı yaşanıyorsa durum mutlaka hekim tarafından kontrol edilmelidir. Kliniğimizde tüm restoratif süreçler hassas çalışma prensibiyle yürütüldüğü için hastalarımızın konforlu bir iyileşme dönemi geçirmesi önceliğimizdir.

    Sözlük anlamı olarak "koruyucu" anlamına gelen konservatif kavramı, diş hekimliğinde dişin doğal yapısını, canlılığını ve fonksiyonunu cerrahi bir müdahaleye veya çekime gerek kalmadan korumayı esas alan yaklaşımı ifade eder. Konservatif diş, minimum doku kaybıyla kurtarılan ve ağızda sağlıklı bir şekilde tutulan diştir.

    Konservatif endodontik tedavi, dişin canlılığını sağlayan kök kanallarındaki sinir dokusunu (pulpa) tamamen uzaklaştırmak yerine, enfeksiyonun durumuna göre sadece sorunlu bölgeyi temizleyerek veya özel biyouyumlu materyallerle (MTA vb.) kök canlılığını koruyarak yapılan ileri kanal tedavisi yaklaşımlarıdır. Amaç, dişin biyolojik yapısını maksimum düzeyde muhafaza etmektir.
    Diş hekimliğinde "en zor" tedavi kavramı vakanın durumuna göre değişmekle birlikte; çene kemiği yetersiz olan hastalara uygulanan ileri cerrahi implant operasyonları, tam gömülü 20'lik yaş dişi çekimleri ve anatomik olarak çok eğri/tıkanmış kök kanallarına sahip dişlerin mikro-endodontik (kanal) tedavileri hekimlik açısından en yüksek hassasiyet ve uzmanlık gerektiren zorlu süreçlerdir.
    En şiddetli ve ani ağrı yapan dişler genellikle kök ucunda akut apse gelişmiş, sinir dokusu (pulpa) geri dönüşümsüz olarak iltihaplanmış (akut pulpitis) dişlerdir. Özellikle alt çene azı dişleri, kök yapılarının yoğunluğu ve sinir ağlarına yakınlığı sebebiyle enfeksiyon durumunda hastaya zonklayıcı ve yansıyan kulak/baş ağrısı şeklinde en yoğun ağrıyı hissettiren diş grupları arasındadır.
    Evet, siniri alınmış (kanal tedavisi yapılmış) bir diş de canlı dişler gibi çürüyebilir. Sinirlerin alınması sadece dişin sıcak, soğuk veya çürük ağrısını hissetmesini engeller; ancak dişin dış yüzeyi ağız içi bakterilere ve asitlere hala açıktır. Ağrı hissi olmadığı için bu çürükler genellikle çok geç fark edilir; bu nedenle kliniğimizde Dr. Dt. Cansu Tor kontrolünde 6 aylık rutin muayeneler hayati önem taşır.
    Diş implantı uygulamasına alternatif olarak, eksik dişlerin yanındaki sağlam dişlerden destek alınarak yapılan geleneksel porselen veya zirkonyum köprü protezleri tercih edilebilir. Çoklu diş eksikliklerinde ise tamamen hareketli (takma-çıkarma) parsiyel protezler veya hassas tutuculu (çıtçıtlı) protezler implant tedavisinin alternatifleri arasında yer alır.
    Zirkonyum kaplamanın altında kalan diş çürürse, kaplamanın kenar uyumu bozulur, ağızda kronik kötü koku oluşur ve ilerleyen dönemde şiddetli ağrı ya da apse meydana gelebilir. Bu durumda kliniğimizde eski kaplama titizlikle çıkarılır, alttaki çürük doku konservatif yöntemlerle tamamen temizlenir, gerekirse kanal tedavisi uygulanır ve diş yeniden restore edilerek yeni bir kaplama ile koruma altına alınır.
    Evet, yapılabilir. İlk yapılan kanal tedavisinde ulaşılamayan yan kanallar kaldıysa, dolgu tam sızdırmazlık sağlamadıysa veya dişe yeniden bakteri sızdıysa tedavi başarısız olabilir. Bu durumda "Kanal Tedavisi Yenilemesi" (Endodontik Retreatment) adı verilen işlemle, eski kanal dolgusu tamamen boşaltılır, kanallar sterilize edilir ve modern tekniklerle yeniden doldurularak diş ikinci kez kurtarılır.
    Sinirleri (pulpası) ölmüş bir dişin kendisi artık hissetmez ancak dişin kök ucundaki çene kemiği ve ligament dokuları hala canlıdır. Dişin içindeki bakteriyel enfeksiyon kök ucundan dışarı sızıp bu canlı dokularda apse ve baskı yarattığında, hasta özellikle dişin üzerine bastırdığında veya çiğneme yaptığında şiddetli bir ağrı hisseder.
    Modern endodontik döner alet sistemleri ve dijital teknolojiler sayesinde, hastanın çene açma kapasitesine ve konforuna bağlı olarak tek bir günde (aynı seansta) 2 veya 3 farklı dişe güvenle kanal tedavisi uygulanabilmektedir. Kliniğimizde Dr. Dt. Cansu Tor, seans sürelerini hastanın biyolojik konforunu en üst düzeyde tutacak şekilde planlamaktadır.
    Çene kemiği içindeki desteğini tamamen kaybetmiş ileri derece sallanan dişlere, kök kırığı dikey (vertikal) olarak meydana gelmiş dişlere, çürüğü kök çatallanma bölgesinin çok altına inmiş ve restorasyonu tıbben mümkün olmayan dişlere kanal tedavisi yapılmaz; bu dişlerin çekilmesi ve yerine implant planlanması gerekir.
    Eğer dişte akut (aktif) bir enfeksiyon, kök ucunda yoğun bir apse veya geçmeyen bir akıntı (fistül) varsa, enfeksiyonu tamamen kurutmak için kanalların içine özel tıbbi kalsiyum hidroksit patları yerleştirilir ve 7-10 gün beklenir. Bu süreç, tedavinin başarısını garanti altına almak ve sonraki süreçte apse oluşumunu engellemek için enfeksiyonlu vakalarda zorunludur.
    Bu web sitesi, web deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır.